Kadın ve erkek farkları Sohbet, Chat, Sohbet Siteleri
Şifreniz yoksa boş bırakabilirsiniz
mirc indir

Kadın ve erkek farkları

Anasayfa > Kadınca > Kadın ve erkek farkları

sohbet odaları

Kadın ve erkek arasındaki farklar yıllar boyunca, gerek sosyolojik gerek psikolojik gerekse biyolojik açılardan incelenmiştir. Erkeklerin ve kadınların, yüzyıllar içinde değişen şartlara ve yaşam biçimlerine, nasıl farklı ahenk gösterdikleri

üzerine kitaplar yazılmış, kadın-erkek ilişkisi edebiyatın ve sinemanın en gözde hususlarından biri olmuştur.
Günümüzde, eski çağlardan farklı olarak deneysel, gözlemsel ve birtakım istatistiksel verilerle yorumlar yapılmakta, kadınların ve erkeklerin çoğu yöndaen farklı olduğuna değinilmektedir.
Öncelikle fizyolojik farkları ele alırsak, erkeklerin vücut yapıları kadınlara göre daha gelişmiştir. Erkeklerin akciğer kapasiteleri, kadınlarınsa kalp atış hızları daha çokdır. Erkeklerin kemikleri daha dayanıklıdır. Yine erkeklerin beyin kütleleri daha ağırdır. Buna mukabil, kadınların beyin hacimleri daha çokdır. Kadınların sağ ve sol bağlantılı nöronları erkelere göre dört kat daha yüksektir. Bu nedenle kadınlar beynin iki yarısını da kullanır ve daha komplike düşünürler. Kız çocukları erkek çocuklarından daha erken yaşta konuşur. Yine kızların buluğ dönemine girişi erkelerden daha erkendir.
Erkekler ve kadınlar arasındaki psikolojik farklılıklar ise çok açık değildir; bunları tanımlamak daha zahmetlidir. Ancak bu farkların kadın erkek ilişkisini oluşturmada ve sürdürmede iş arkadaşlığından, evliliğe ve ebeveyn olmaya kadar oldukça önemli rollerinin olduğu açıktır.
Hepimizin sevgiden, şefkatten, hoş konuşmadan anladığımızı; kalbini karşısındakinin kabine yaklaştıran insanların birbiriyle anlaşabileceğini düşünüyoruz.
Erkekler agresif ve kavgacıyken, kadınlar sesiz ve sakindir. Kadınlar kendilerine ve karşılarındaki insanlara daha saygılı davranmaya çalışır ve şiddet içeren olaylardan uzak durlinkar. Kadınların intihar girişimlerinin erkeklerden daha az olmasının ve daha az agresif davranışlar göstermelerinin
nedeni budur. Kadınların dinî inançları daha güçlüdür. Duyguları erkeklerden daha çabuk harekete geçer ve daha parametredir. Erkekler olaylara daha soğukkanlı yaklaşırken, kadınlar daha aceleci ve sezgisel davranmayı tercih ederler. Daha korunaklı, dikkatli hareket etmeyi severler, daha çekingen ancak daha konuşkandırlar. Erkekler kadınlardan daha iyi sır saklarlar.
Kadın ve erkek arasındaki farkları çocukluktan itibaren gözlemlemek mümkün olabilir. Kız çocukları doğdukları andan itibaren sözel kabiliyetlerini geliştirmeye daha meyillidirler. Kız çocuklarının kendilerini ifade etme kabiliyeti erkek çocuklara göre her zaman daha yüksektir. Kız çocukları hayatın ilk yıllarından itibaren duygusal uyaranlara karşı daha duyarlıdır. Yani anne babanın yüzündeki duygusal ifadeleri daha iyi okuyup daha iyi değerlendirirler. Dolayısıyla problemlera daha duygusal boyutta yaklaşırlar. Erkekler ise çoğu zaman somut düşünürler, onlar için sonuç önemlidir.
Erkekler kadınlara karşı tutkularının esiri olur. Onlar takdir ettikleri ve hayran oldukları kadını seçerler. Kadınlar ise içten ve yakın buldukları, kendilerine dşayet verdiğini gösteren erkekleri severler. Erkekler kadınları zekalarıyla, kadınlar ise erkekleri kalpleriyle etkiler. Erkekler kucaklamak ve güvenliğini sağlamak ister; kadınlarsa korunmak ve kollanmak. Kadınlar erkeğin içindeki cesareti, erkekler ise kadındaki cazibeyi ve inceliği görmek isterler. Kadınlar sevdikleri erkekleri desteklemeyi çok önemserler.
Erkeklerin dünyasına baktığınız zaman başarı odaklı bir tablo karşımıza çıkar. Erkekler birbiriyle güç yarıştırmayı çok sever, kendilerini diğerlarından daha güçlü hissettiklerinde çok mutlu ollinkar. Erkeklerin dünyasındaki yarış çok acımasız kurallarla işler, o yüzden saldırganlık eğilimi erkeklerde daha çok görülür. Erkeklerin futbola düşkünlüğünü, içlerindeki saldırganlığı ve başarı isteksunu bir yere yönlendirme çabası olarak anlamlandırabiliriz. Kadınlar ise daha ziyade duygusal ilişkilerdeki başarıyı önemserler. Duygusal ilişkilerindeki yoğunluk, sonuçlanmışlık ve kendini ifade edebilme duygusu, kadınların kendilerini daha mutlu hissetmelerine yol açar.
Erkekler hayatta bağımsızlık ararlar, kendi hayatlarını kendileri saptamak isterler, paylaşmayı sevmezler. Kadınlar ise grup içinde, bir topluluğa aidiyet göstererek, duygularını paylaşarak kendilerini gerçekleştirirler.
Kız çocukları hayatın ilk yıllarından itibaren duygusal uyaranlara karşı daha duyarlıdır. Erkekler ise çoğu zaman somut düşünürler, onlar için sonuç önemlidir.
Aşağıda kadınlar ve erkekler arasındaki farkları alt başlıklar durumunda sıralayacağız. Bu özelliklerin netliği tartışılmakla beraber, yatkınlık olarak ele alınması daha doğru olur.
Problemlere yaklaşım: Erkekler ve kadınlar sorunlere benzer amaçlarla ama farklı tekniklerle yaklaşırlar. Çoğu kadın için bir soruni tartışmak bir paylaşımdır ve bunu kendilerini ifade etmek, ilişkilerini derinleştirip güçlendirmek için bir fırsat olarak görürler. Kadınlar genellikle, sorunun kendisiyle çözümünden daha çok ilgilenirler. Erkekler ise sorunun çözümüne odaklanırlar. Onlar için bir soruni çözüme ulaştırmak, sahip oldukları çözüm gücünü, ilişkiye bağlılıklarını ve sorumluluklarını gösterir. Erkekler için sorunun nasıl çözüldüğünden çok, çözüme ulaşılmış olması önemlidir ve bu bir gurur kaynağıdır.
Ergenlik dönemindeki kızları ve erkekleri incelediğimizde, erkek çocukların, kabiliyetini ve gücünü gösteren bir liderin komuta zinciri olarak ya da bir hiyerarşik düzen kurarak hareket ettikleri; diğer grup üyeleriyle aralarındaki mesafeyi koruyarak, yardımlaşmadan keşif yoluyla sonuca ulaşmak istedikleri görülmüştür. Kızların ise baskın bir lider yaratmadan grup olarak hareket ettikleri ve grup içi ilişkilerinde rollerin eşite yakın olduğu gözlenmiştir. Kızlar tartışma zemini oluşturmaya ve kolektif zekâyı kullanmaya eğilimlidirler. Buna karşın erkekler, bir şeyi araştırırken, yapılandırılmış bağlantılar ve emirler zinciri ile hareket etmeye yatkındırlar.
Düşünceler: Erkekler ve kadınlar benzer kararlar veriyor ve benzer sonuçlara ulaşıyor gibi görünseler de kullandıkları teknikler birbirinden son derece farklıdır ve bu farklılıklar birbirinden uzak uçlarda sonuçların doğmasına yol açabilir. Kadınlar süreç içinde, aralarında ilgi ve bağlantı bulunmayan çoğu kaynaktan aldıkları bilgileri bir araya getirerek olaylara geniş bir perspektiften bakabilirler. Kadınlar var olan ya da var olabilecek diğer karışık ayrıntıları da düşünürler. Erkekler genellikle bir sorun ya da kanaat üzerine odaklanırlar. Kendilerini sorunun dışında tutabilmeyi ve komplikelığı en aza indirebilmeyi başarırlar. Olaylara düz ve sıralı bir bakış açısından bakarlar. Sorunları çözmeye yarayacak inceliklere dşayet vermekte başarısızdırlar ve bunları en aza indirmeye eğilimlidirler.
Hafıza: Kadınların hatırlama kapasitesinin -bilhassa de duygusal içeriği olan olaylarda- erkeklerden daha gelişkin olduğu bilinmektedir. Erkekler olayları anımsarken birtakım stratejiler izlerler. Daha önce olmuş bir olayı, görevi veya etkinlikyi ilk önce parça parça hatırlayıp daha sonra birleştirirler. Yarışma veya fiziksel etkinlikler ile ilgili deneyimler erkekler tarafından daha çabuk hatırlanır. Görünen o ki, bellek farklılıkları birtakım yapısal ve kimyasal etkenlerden kaynaklanmaktadır. Beyinde bellekdan sorumlu olan hipokampus, erkeklerde testosteron, kadınlarda ise östrojen ve progesteron seviyelerinden etkilenmektedir.
Kadınların ve erkeklerin belli alanlarda farklı duyarlılıkları olabilir ancak asıl mesele, işitilmek ve anlaşılmaktır.
Duyarlılık: Duyarlılık konusu ile ilgili erkekler ve kadınlar arasındaki farkların, fizyolojik bir temele bağlı olduğu düşünülmektedir. Kadınlar korku ve tehlike anında daha çok yoğunlukta fiziksel alarm yanıtı gösterirler. Çünkü kadınların otonomik ve sempatik sistemleri daha düşük eşiğe sahiptir ve daha etkin çalışır. Erkeklerde ve kadınlarda yüksek seviyelerdeki testosteronun doğrudan agresif yanıta yol açtığı bilinmektedir. Erkeklerde östrojen ve progesteron seviyesinin yüksekliği, “feminen” özelliklerin ortaya çıkmasına neden olur. Kadınlarda da östrojen ve progesteron seviyelerindeki oynamalar, duygusal değişikliklere yol açar. Testosteron seviyesinin yüksek olması, duygusal küntlüğe, empatik tıkanmaya ve etraftaki insanların sorunlarına ilgisiz kalmaya neden olabilir.
Kadınlar daha fazla iletişim durumundayken, şahsi özelliklerini ve duygularını paylaşırlar, böylelikle kendilerini onaylanmış hissederler. Birçok erkek ise bu türden bir paylaşımı rahatsız edici bulur.
İlişkiler: Çocuklar ufak yaşlarda daha fazla kendi cinslerinden arkadaşlar edinirler. Bunun en önemli sebebi, cinsiyetleri hakkında bilgi elde etmek için en iyi kaynağın arkadaşları olmasıdır. Kızlar kızlarla oynarken, erkekler de erkeklerle oynar. Böylece kendi cinsiyetlerini tanırlar. Erkekler daha sert oyunları, kızlar ise iletişime dayalı oyunları tercih ederler. Bu tercihler, şahsi yatkınlığa dayalı olarak ortaya çıkar. Oyun tarzlarındaki fark, karşı cinsleri birbirlerinden ayrılmaya zorlar. Bu farkın nedenlerinden bir tanesi de, ebeveynleri ve çevreleri vasıtası ile kızların ve erkeklerin farklı davranış kalıplarına alışmış olmalarıdır.
Ergenlik dönemi karşı cinsi tanıma zamanıdır. Hormonal değişiklikler ergenlerin karşı cins ile ilgili fikir almak için harekete geçmesine yol açar. Yetişkinlikte herkes kendi kalesine çekilir. Cinsiyetler arasındaki ilişkiler erişkinlik döneminde tamamıyla birbirinden ayrılır. İki cins arasındaki farklar gittikçe artmaya başlar.
İlerleyen yıllarda kadınlar bir ya da iki yakın arkadaşla derin ilişkiler kurarken, erkekler yakın arkadaş yerine çoğu arkadaştan oluşan bir grubun içerisinde yer almayı tercih ederler. Kadınlar arasındaki arkadaşlık, erkeklerin arkadaşlıklarına göre daha güçlüdür. Ayrı kutuplara çekilen kadınlar ve erkekler, erişkinliklerinde Romantik ilişkiler yaşamak için karşı cinse yakınlaşmaya çalışırlar. Ancak uzun süre ayrı geçen onca zamandan sonra bir araya gelmek zor olur. Her iki cinsin de arkadaşlık ilişkisini Romantik duygular ile karıştırması işi daha da zorlaştırır. Oysa hem kadının hem de erkeğin her daim birbirine ihtiyacı vardır.
Erkeklerin ve kadınların ilişkilerindeki problemlerin temelinde, karşı cinsten kendileri gibi düşünmesini, hissetmesini ve davranmasını beklemek yatar. Erkekler ve kadınlar benzerliklerini ve farklarını kabullenmeli, birbirlerini değişmeye zorlamadan kendi yaşamlarını ustalıkla yaşamalıdırlar.
İnsanları cinsiyetlerine göre kalıplara sıkıştırmak, tüm kadınları ya da tüm erkekleri tek tipleştirerek algılamak kuşkusuz ki doğru olmaz. Yani “kadınlar Venüs’ten, erkekler Mars’tan” değildir. Hepimiz anlaşılmak, hissedilmek, dşayet verilmek isteriz. Kadınların ve erkeklerin belli alanlarda farklı duyarlılıkları olabilir ancak asıl mesele, işitilmek ve anlaşılmaktır.

Ekleyen : - Tarih: 28 Mayıs 2017 - 1:16 AM - Okunma Sayısı :
chat, chat siteleri Google
chat, chat siteleri

BENZER İÇERİKLER

İlginizi Çekebilecek Diğer İçeriklerimiz

Erzincan sohbet siteleriSehirlerSohbet.Com Şehirler Sohbet

sohbet sehirler

Facebook da Kız Tavlama TaktikleriSehirlerSohbet.Com Şehirler Sohbet

DİĞER YORUMLAR

Yorumlarınızı Paylaşabilirsiniz

İsminiz

E-Posta Adresiniz

Cevabınız

Meral29

28 Mayıs 2017 - 10:45 AM

Mrb sehirlersohbet bende aranıza katilmak istiyorum sitenizi cok begendim

Harun

28 Mayıs 2017 - 10:46 AM

selam arkadaslar bende kanalinizi cok begeniyorum sohbet siteleri icinde cok seviyeli ve duzeyli bir chat kanalı sehirlersohbet Tsk ederim

Ceylan

28 Mayıs 2017 - 10:47 AM

Cok guzel bir ortam olmus emek verenlerin eline saglık gercekten bende muzik ve oyun icin giriyorum sohbetleri cok iyi

üygar

28 Mayıs 2017 - 7:18 PM

erkekler ve kadınlar ahhhhhhhhhhhhh ahhhhhhhhhhhhhh 🙂



Sohbet haber